|
Ferhat KARAKAŞ
Ticaret Meslek Lisesi Müdürü/BURSA
Yaşam şiir gibi olmalıdır. Her kelimesinde bir anlam, her satırında bir özlem, her beytinde bir ilke, her kıt’asında bir özne olmalıdır. Yaşam roman gibi, her olayında bir amaç, her diyalogunda bir hedef olmalıdır. Yaşam bir saat gibi her saniyesinde düşünce, her dakikasında bir hasret olmalıdır. Coğrafya gibi olmalıdır yaşam.Her mevsimi tatmalı, her yağmuru, güneşi, bulutu ve geceyi yaşamalıdır. Issız bir orman kuytusunda şimşekler çakmalıdır. Dereler, tepeler, ovalar, vadiler ve ırmaklar bir ceylân çevikliğinde aşılmalı, elleri üşüten bir sonbahar akşamında hüznü yaşamalı, sıcak yaz sabahlarına çelik gibi uyanmalıdır.Deli bir rüzgâr gibi esmelidir. Kuru bir yaprak misali avare olmalıdır.Bazen de ebrulu akşamlara sığınmalıdır. Üretken ve fedakâr olmalıdır yaşam. Toprak kokusu ile dağ yamaçlarındaki kekik kokularına karışmalıdır.Yosunlar ısıtmalıdır çocukluğumun dere yatağındaki çakıl taşlarını.Dalından düşen çürük elmayı bir başka daldan düşen sonbahar yaprağı ile örtmelidir yaşam. Güneş gibi yakmalı, yıldız gibi parlamalı, ay gibi gece mavisini öpmelidir yaşam. Yaşam, uçsuz bucaksız bozkırlarda dört nala sürmelidir atlarını. Dağları delmelidir yaşam, Ferhat gibi. Çölleri aşmalıdır, Mecnun gibi. Zindanlarda özgür hissetmelidir kendini yaşam.Yusuf gibi. Film gibi olmalıdır.Yaşamın bir başlangıcı bir de sonu olmalıdır.Bir de konusu olmalıdır.Yaşamda herkesin bir de rolü olmalıdır. Dantel gibi işlenmiş, halı deseni gibi anlamlı olmalıdır yaşam. Akarsu gibi olmalıdır yaşam. Tertemiz bir yatağı ve çevresi olmalıdır.Geçtiği her toprağa hayat vermelidir. Köklere nüfuz etmelidir.Kana kana içilmelidir. Destanımsı bir öykü ile vadilerden vadilere geçmelidir yaşam.Ne kadar yüksek doğarsa doğsun sular gibi daima alçağa akmalıdır. Damarlarda dolaşan kan gibi olmalıdır yaşam. Ulu bir çınar gibi olmalıdır yaşam. Kol kanat germeli, gölgesinde çocuklar oynamalıdır.Gövdesine âşıkların baş harfleri bir kalp içinde kazınmalıdır.Sırtımı yaslayabileceğim kadar güven verici ve sağlam olmalıdır yaşam.Kuşlara ev sahipliği yapmalıdır. Her yabancıya her mevsimde en güzel ziyafeti sunmalıdır.En güzel fotoğraflara bir çınar gibi dekor, tırmanabileceğim kadar sağlam kökleri olmalıdır yaşamın. Rüya gibi olmalıdır. “İstenmeden yazılan şiirler” gibi olmalıdır yaşam. Bütün rüyalar gibi ilginç ve maceralı olmalıdır. Her rüyanın kendine has coğrafyası gibi gizemli, bilinçli dünyası ile sürekli bağlantılı olmalıdır. Yaşam bir rüya gibi ses veren sessizlik olmalıdır. Her sabah kalktığında damağında yaşanmışlıkların unutulmaz tadı olmalıdır. Yaşam gülmekle eş anlamlı olmalıdır.Güldükçe çiçekler açmalıdır kalplerde.Ve sözlerle dökülmeli yerlere taç yapraklar gibi. Masalgibi olmalıdır yaşam.Olayları ve onları yaratan kahramanları olmalıdır. Deniz gibi olmalıdır. Dur durak bilmeyen dalgaları okşamalı sahilleri. En sarp kayaları parçalamalı ve onlardan yol yapmalıdır geleceğe doğru. Ufukta kaybolan güneşe yetişmek için koşmalıdır yaşam.Sonun başlangıcını kazımalıdır dalgalara. Yaşam, bulut gibi, öbek öbek, yumuşacık ve beyaz olmalı. Yaşam, hep sevgi gibi olmalı, sevgili gibi, ve yaşam okumaya doyamadığımız bir kitap gibi olmalı, yaşamaya doyamayalım diye... Duygulu olmalıdır yaşam.Her davranışa kalbini ve beynini katmalıdır.Hüznü yaşamalıdır.En ciddî olayı en güzel tasvirlerle anlatmalıdır.Yemek yediği masaya, imza attığı kâğıda, kahve içtiği geceye, saçlarını savuran rüzgâra, dinlediği müziğe, yürüdüğü yola, oturduğu koltuğa, okuduğu kitaba, sorulan her soruya, çalıştığı tarlaya, topladığı meyveye, yetiştirdiği nergislere, seyrettiği filme, söylediği söze, tırmandığı merdivene, uzandığı kumsala, yüzdüğü denize, gözlediği yıldızlara, beklediği güneşe, gelip geçen yolcuya, selâm verdiği işine, elini tuttuğu aşkına ve yazdığı kitaba duygu katmalıdır yaşam.Yaşam duyguları ile bir bütün olmalıdır. Kültürlü olmalıdır yaşam.Kültürsüz bir yaşam kuruyan bir incir dalı ya da dere yatağı gibidir.Oysa yaşam, rengârenk, şırıl şırıl olmalıdır. Yaşam, dünden bugüne, bugünden yarına “kartopu” gibi büyüyerek yol almalıdır.Her adımında biraz daha genişlemelidir, içimizdeki dünya. Her karış toprağa basılmalı her ağaca, böceğe, çiçeğe dokunulmalıdır.Her dağa tırmanılmalı, her ovaya mutlaka bir çadır kurulmalıdır.Her tarla ekilmeli, topraktan çıkan her suya yol yapılmalıdır. İlgi alanımız toprağın yüzeyi ile sınırlı kalmamalıdır. Yaşam irdelenmelidir.Sorgulanmalıdır.Yaşanılan coğrafya gibi. Öykülerle, romanlarla, masallarla ve şiirlerle süslenmelidir hayat.Bir filme konu olacak kadar dikkat çekmelidir. Yaşam sıradan, ilkesiz ve amaçsız olmamalıdır. Kültürlü olmalıdır yaşam, kültürlü olmalıdır.Evet öyle olmalıdır.
|